SULH HUKUK MAHKEMESİ

Sulh Hukuk Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemeleri ile birlikte temel hukuk mahkemelerini oluştururlar. Türkiye'de Sulh Hukuk Mahkemelerinde, Asliye Hukuk Mahkemelerine oranla dava konusu şeyin değeri ya da miktarı daha düşük olan davalar görülür.

Sulh Hukuk Mahkemeleri basit yargılama usulüne tabidirler. Asliye Hukuk Mahkemelerindeki yazılı yargılama usulünden daha az masrafla ve emekle davaları çözümlemesi amaçlanan mahkemelerdir.

Sulh Hukuk Mahkemeleri 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5 inci maddesi ile kurulmuşlardır.

Bu kanuna göre her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulurlar (5235 S.Y./m.5/1).

Tek hâkimli mahkemelerdir (5235 S.Y./m.5/2). İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Sulh Hukuk Mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Hukuk mahkemeleri arasında iş dağılımı yapılması ve iş dağılımına ilişkin esaslar Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir (5235 S.Y./m.5/5). Sulh Hukuk Mahkemeleri bulundukları il veya ilçenin adı ile anılırlar (5235 S.Y./m.5/6).

6100 sayılı HMK ile Asliye Hukuk Mahkemeleri genel görevli, Sulh Hukuk Mahkemeleri ise istisnai görevli hukuk mahkemeleri olarak düzenlenmiştir. Başka bir deyişle gerek 6100 sayılı HMK’da gerekse de diğer yasalarda Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu açıkça belirtilmedikçe hiçbir dava Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülemez.

Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi 6100 sayılı HMK’nun 4 üncü maddesinde sayılmıştır:

MADDE 4 -(1) Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;

a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,

b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,

c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,

ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, Sulh Hukuk Mahkemesi veya Sulh Hukuk Hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.

Buna göre Sulh Hukuk Mahkemeleri aşağıdaki davalara da bakarlar;

* Çekişmesiz Yargıya İlişkin Davalar: 6100 sayılı HMK 382 inci ve devamı maddelerinde belirtilen çekişmesiz yargı işlerine ilişkin tüm davalarda başkaca bir mahkeme özel olarak görevlendirmedikçe 6100 sayılı HMK 383 üncü maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir.

* Mirasın Reddi Davaları : 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na (m.605-609) göre açılacak Mirasın Reddi Davaları özü itibariyle şahısvarlığı haklarına ilişkin dava olsa da 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 609 uncu maddesine göre bu davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.

* Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Uygulanmasından Doğan Davalar: 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun EK Madde 1 hükmüne göre bu kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık Sulh (Hukuk) Mahkemelerinde çözümlenir.