LATİNCE HUKUKİ TERİMLER SÖZLÜĞÜ


A COELO USQUE AD CENTRUM :

Cennetten dünyanın merkezine. Mal sahibinin teorik hakları.


A FORTIORI :

Haydi haydi, evleviyetle. Mantıkta kullanılan, "daha güçlü bir nedenle; çok daha fazla" anlamına gelen bir terim. Bir olayın gerçekliği kabul edilmiş ise o olayın içerisinde yer alıp ona benzeyen, olmaması ihtimali daha zayıf, daha beklenmedik, daha şaşırtıcı olan olay da doğrudur. Bir insan ölmüş ise nefes te almıyor demektir. Örneğin Ahmet bir yönetici olarak atanmak için henüz çok genç ise, ondan yaşça küçük kardeşi elbette yönetici atanmak için "a fortiori" (daha fazla) gençtir. Bir başka örnek, çocuğunuzun bisiklet kullanmasını bile tehlikeli buluyorsanız, motorsiklet kullanmasını "a fortiori" (haydi haydi) tehlikeli buluyorsunuz demektir.


AB INITIO :

Ta başından veya başlangıçtan itibaren. Örneğin bir evliliğin "ab ignitio" hükümsüz olması, bu evliliğin kurulduğu andan itibaren hükümsüz olmasını ifade eder.


ACTUS REUS :

Suçun maddi unsuru.


AD DAMNUM :

Hasara, zarara. Parasal kayıplar için. Dava dilekçesinde uğradığı zararlar için davacının davalıdan talep ettiği parasal değeri içeren bölüm.


AD HOC :

Amaca özel. Sadece özel durumla ilgili. Acil bir ihtiyaç nedeniyle önceden planlanmaksızın kurulmuş.


AD VALOREM :

Değere göre. Örneğin bir otomobilin "ad valorem" vergisi, o otomobilin değerine göre hesaplanan vergidir.


AFFIDAVIT :

Yeminli ifade.


ALIAS :

Takma isim. Sahte isim.


ALIBI :

Suçun işlenmesi anında başka bir yerde bulunduğunu kanıtlayarak masum olduğunu kanıtlama. Mazeret.


AMICUS CURIAE :

Mahkemenin dostu. Davanın taraflarından olmayıp davaya ilişkin mahkemeye bilgi sunmasına izin verilen.


ARGUMENTUM A CONTRARIO :

Aksi ile kanıt, mefhum-u muhalif (ile kanıtlama). Kıyasın zıddıdır. Örneğin, evliliğin boşanmayla sonuçlanmasından sonraki 300 gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Ancak 300 günden sonraki bir zamanda doğum gerçekleşmesi durumunda koca yasal anlamda baba değildir.


BONA FIDE :

İyiniyetle. Dürüstçe ve hilesiz bir şekilde yapılmış. Gerçek.


CAVEAT :

Uyarı. İhtar. İkaz.


CERTIORARI :

Hakkında bilgilendirilmek. Bir mahkemenin kendisine temyiz başvurusu yapıldığında alt mahkemeden davaya ilişkin kayıtları istemesi. Amerika Birleşik Devletleri'nde Anayasa Mahkemesi görevi yapan Yüce Mahkeme (The Supreme Court) ağır hukuk ihlali olduğunu düşündüğü davalarda bu yöntemi uygular. Kısaca "Cert" olarak ta adlandırılır.


CURIA ADVISARI VULT (CUR. ADV. VULT) :

Mahkeme bilgilendirecek. Mahkeme durumu değerlendirecek. Mahkemenin tarafları dinledikten sonra yeni veya çetrefilli bir konuyu değerlendirmek amacı ile duruşmayı ertelemesi, kendisine süre tanıması.


CURRICULUM VITAE (C.V.):

Özgeçmiş. Hayat hikayesi.


CETERIS PARIBUS :

Diğer bütün değişkenler sabit iken.


DE FACTO :

Fiili olarak. Fiilen. Gerçekte.


DE NOVO :

Yeni baştan. Tekrar. Yeniden.


ET ALIA (ET AL.) :

"Ve diğerleri" anlamına gelir. Yayınlanan bir eserin yazarları listesini tamamlamak için kullanılr.


ET ANO :

Ve diğeri.


ET CETERA (ETC.):

Ve saire. Ve bunun gibi. Ve benzeri.


EXEMPLI GRATIA (E.G.):

Örneğin. Misal olarak


EX OFFICIO :

Görevi gereği. İşi, makamı nedeniyle. Re'sen.


EX PARTE :

Bir tarafın yararına. Tek taraflı. Karşı tarafa ihbar edilmeksizin.


FORUM REI SITAE :

Malın bulunduğu yer mahkemesi.


HABEAS CORPUS :

İhzar emri. Hazır etme yazısı. Bir kimseyi hâkim önüne çıkartma emri.


ID EST (I.E.):

Yani. Demek ki.


IN ARTICULO MORTIS :

Ölmek üzereyken. Ölmeden hemen önce.


IN DUBIO PRO REO :

Şüphe halinde suçlanandan yana. "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi.


INJURIA NON EXCUSAT INJURIAM :

(Latince deyim :) Bir yanlış, diğer bir yanlışı haklı göstermez.


IN RE :

....konusunda, ...ile ilgili olarak.


IN REM :

Aynî. Ayın ile ilgili.


INTER ALIA (I.A.) :

Diğerleri arasında. Yanı sıra. Diğerlerine ilave olarak.


IPSO FACTO :

Kendiliğinden.


LEX FORI :

Mahkemenin hukuku. Davanın açıldığı veya çözümün arandığı devletin, ulusun ya da yargı sisteminin pozitif hukuku.


LEX NATURALIS :

Doğal (Tabii) Hukuk.


LEX NON SCRIPTA :

Yazılı olmayan hukuk.


LEX SCRIPTA :

Yazılı hukuk.


MANDAMUS :

Sözcük anlamı: "Emrediyoruz". Üst mahkemenin alt mahkemeye bir konuda emir, talimat vermesi.


MENS REA :

Suç işleme niyeti. Kasıt.


NE BIS IN IDEM :

Aynı eylem nedeniyle birden fazla ceza soruşturması veya ceza davası açılamaması ilkesi.


NOLLE PROSEQUI (NOL. PROS) :

Anlamı: "Soruşturmaya artık devam etmeyeceğiz". Ceza mahkemesinde savcının, hukuk mahkemesinde davacının davaya artık devam etmeyeceğine dair davanın düşmesine sebep olan beyanı.


NUNC PRO TUNC :

Anlamı:"O zaman için şimdi". Mahkemenin önceki bir kararındaki hatayı sonradan düzeltmesi.


OBITER DICTA :

Bir hakimin duruşmada karara yönelik olmayan sözleri. Yorum ve düşünce açıklamaları.


ONUS PROBANDI :

İspat yükü.


PACTA SUNT SERVANDA :

Anlamı:"Anlaşmalar korunmalıdır". "Ahde vefa" ilkesi.


PARI PASSU :

Eşit davranılarak. Ayırım yapılmaksızın. Aynı seviyede.


PER ANNUM :

Yıllık. Her sene için.


PER CAPITA :

Kişi başına.


PER SE :

Başlıbaşına. Bağımsız olarak. Kendi içinde. Özünde. Doğası (tabiatı) gereği.


PER STIRPES :

"Dal olarak", "Kol olarak" anlamına gelen hukuki terim.


PERSONA NON GRATA :

İstenmeyen kişi (istenmeyen diplomatik kişi).


PRIMA FACIE :

Anlamı : "İlk bakışta". "İlk intiba olarak".


PRO FORMA :

Şekil konusu olarak. Şekli amaç ile.


PRO RATA :

Oranla. Orantılı olarak.


PRO SE :

Kendi adına. Kendisini temsilen. Avukatı, vekili olmaksızın.


PROVISO :

Bir belgede bir koşulu, bir niteliği veya bir kısıtlamayı ortaya koyan cümle. Bir yüklenim veya koşul.


QUANTUM MERUIT :

Sözcük anlamı: "Birinin hakettiği." "Layık olduğu kadar". Yapılan hizmetin gerçek değeri. Yazılı sözleşme yapılmaksızın birinin yararına hizmette bulunulması halinde karşı taraftan istenebilecek bedel.


QUORUM :

Bir toplantıda bir kararın alınabilmesi için bulunması gereken en az kişi sayısı. Toplantı yeter sayısı.


RATIO DECIDENDI :

Hükmün gerekçesi. Hükmün dayandığı mantık.


RES :

1. Konu, mevzu.  2. Mal, eşya.


RES IPSA LOQUITUR (RES IPSA) :

Bir ispat kuralıdır. Anlamı: "Şey kendisi için konuşur." Vakıaların davalının sorumluluğunu göstermeye yeterli olduğu, fazla detaya gerek olmadığı görüşü. Olay o kadar açıktır ki taraflardan biri için fazla açıklamaya gerek yoktur. Meydana gelen bir kazadan a) Kaza davalının kontrolundaki bir şeyden meydana gelmiş ise, b) Kaza ancak dikkatsizce bir eylemden doğabilecek ise, c) Davacının kazanın oluşumunda bir katkısı mevcut değil ise davalının ihmali davranışının söz konusu olduğu varsayılarak sorumlu kabul edilmesini savunan hukuki görüş.


RES JUDICATA :

Kesin hüküm.


RES PUBLICAE :

Kamu malı.


RESPONDEAT SUPERIOR :

Sözcük anlamı : " Bırak ustası cevap versin". Birçok hallerde işçilerinin çalışma sürecindeki eylemlerinden işverenin sorumlu olmasını savunan hukuki görüş.


SIC. (SIC ERAT SCRIPTUM) :

Anlamı: "Bilerek (kasten) böyle yazılmıştır". Alıntı yapılan bir cümlenin önüne getirildiğinde o cümlenin olduğu gibi alıntılandığı, o cümlenin içerisinde yazımda hata, yanlışlık var ise de bu cümlenin "bilerek" bu şekilde alıntılandığını gösterir.


SINE DIE :

Süresiz. Belirli bir tarih olmaksızın erteleme.


STARE DECISIS :

Anlamı : " Verilen kararın yanında ol". Yerleşik kararların yanında olmak. Ortak Hukuk'un (common law) özü, esası olarak benimsenen ilke. Alt mahkemenin emsal karara uyma zorunluluğunu ifade eden kural.


STATUS QUO :

Mevcut durum. İçinde bulunulan durum.


SUA SPONTE :

Kendi takdiriyle. Kendi rızasıyla. Kendi insiyatifi ile. Önceden bir talep olmaksızın.


SUB POENA :

Anlamı:"Ceza altında". Tanık çağrı belgesi. Celpname.


SUB SUO PERICULO :

Riski, tehlikesi kendisine ait olmak üzere.


SUI JURIS :

Sınırsız ehliyetli (kişi). Herhangi bir kısıtlamaya tabi (bir başkasının velayet veya vesayeti altında) olmaksızın tüm medeni haklarını kendi başına kullanma ehliyetine sahip olan.


ULTRA VIRES :

Yetki dışında. Yetki aşılarak. Bazı kamu organlarının yasalarla tanınan ve bazı şirketlerin tüzüklerinde belirlenen yetkilerini aşarak yaptıkları işlemler.


VERBA VOLANT SCRIPTA MANENT :

Söz uçar, yazı kalır.


VERSUS :

Karşısında. Aleyhinde. Karşı. Karşılaştırıldığında.


VIDELICET :

Yani. Demek ki.